KAZIM KARABEKİR .. Cihan Harbi'ne Neden Girdik?

By | Salı, Kasım 29, 2016 Yorum Gönder
Teleskopla göktekilerin, mikroskopla da tufeylilerin hareketleri mütehassıs tarafından nasıl devamlı gözetlenerek, mahiyetlerinin tetkikine çalışılıyorsa, tihbaratçılar da alakadar oldukları memleketlere öylece gözlerini dikmekle bera ber, üstelik bir de kulaklarını vererek istihbarat mikrofon ve mikroskobuyla ufak hareketine kadar dinlemek ve gözetlernek vazifesi olduğundan, ben de kıpırdayan Rusya'yı merakla bu tarzda temaşa ediyordum. Daha 1914 yılının 28 Mart'ında Enver Paşa'ya bir cihan harbi karşısında lunduğumuzu bildirmekte, bu temaşalanmın da tesiri vardı. Enver Paşa, Yunan- lıların eline geçen adalanmızı geri almak hülyasıyla planlar yapmakta olduğun- dan, o zaman bana kulak asmadı. Artık tehlike kampanaları, birbirini takip ederek çalmaya başlamıştı. Fakat Enver Paşa hala, Edirne'nin kolayca geri alınması gibi, Midilli ve sair adaları al- mak hülyasıyla, gelecek dretnotları gözlüyordu. Halbuki artık bu vaziyet karşı- sında Rusların ani bir darbesine karşı İstanbul'un yani Boğazların ve dolayısıyla bütün memleketin müdafaasını düşünmek zaruri idi.... Bu düşünceler siyasi ve askeri olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Siyasi kısmı: Fransa ve İngiltere gibi vaktiyle bizi Rus istilasından kurtaran ve tarihi dostluğumuz bulunan ve halkımızın da kalplerinde samimi yerleri olan devletlere sarılmak oldu. Fakat onların da hakkımızda iyi fikirler beslemediklerini ve müttefikleri olan Rusları memnun etmek için bizim mahvımızla alakadar olmak şöyle dursun yağmaya bile hazırlandıklarını görünce, gayet tabii olarak Almanlara atılmak oldu. Askeri kısmı: Ne bahasına olursa olsun Rusların Karadeniz fllolarına hakim olabilecek bir filonun İstanbul'a getirilmesi oldu. İşte Alman ittifakının sebebi ve neticede, Cihan Harbi'ne neden girdik meselesinin cevabı. Yoksa Cihan Harbi'nde hiçbir vakit, tarihi dostlarımız olan İngilizler ve Fransızların mağlüp edilmelerine yardım etmek için girilmediği gibi, Almanların yıldırım süratiyle Belçika'yı aşarak ve asri kaleleri düzleyerek, Fransız topraklarına girdiğini görünce, herhangi bir yağmadan istifade fikriyle de girilmedi. Haksız ithamlar, o zamanki düşmanlarımızın propaganda edebiyatı olup, hakikatlere vakıf olmayan bazı vatandaşlarımızı da yanlışlıklara sürükledi. KAZIM
KARABEKİR I. Dünya Savaşı Anıları Yapı Kredi Yayınları

0 yorum:

Yorum Gönderme